Fark etmez (miş)

Fark etmez (miş)“Fark etmez.” cevabından nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmiyorum. “Çay mı içersin, kahve mi?” “Fark etmez.” Hadi bunu anladık da, Çay mı gazoz mu? diyor adam, cevap yine aynı “Fark etmez.” Nasıl fark etmez? Biri sıcak, biri soğuk; nasıl fark etmez? Fark eder dostum, fark eder. Nezaket gereği bazen, “fark etmez” demek gerekiyor.

Gazete hatası

Gazete hatasıBerberdeyim, tıraş olacağım önümde mecmualar gazeteler sıralanmış bekliyorum en üste bu günün yerel gazetesi var.İlgimi çeken yazıları dikkatlice okurken bir yazı dikkatimi çekti.Yazının başlığı "Sigara 10 lira oluyor" okumakta fayda var deyip pürdikkat okumaya başladım fakat şurada gördüğüm olay bana çok komik geldi…

Eski Yar a

Eski Yar aO odaya, o eve ve o şehre veda edeli yıllar oldu. Kapandı sandığım yaralar her düştüğümde tekrar kanadı. Anladım ki yaralarım sadece kabuk bağlamıştı. Geçen yıllar fayda etmemişti acılarıma. Yine düştüm, yine dizlerim kanadı bugün. Ve ilk acım, ilk gözyaşım, ilk sevdam yine aklımdasın.