Çok olmuştu uğramayalı gözlerime, hadi ak git biliyorsun yolu zaten… süzül yanaklarımda… Islak cizgiler bırak, dudaklarıma kadar yürü ve dur…Orada dur düşme yere… Bilme bi katre olduğunu, ben O diye öpeceğim seni.

Güzel günler, güzel haftalar, aylar… bitmek bilmeyen dakikalar, çabucak geçen saatler… Paylaşımlar, belki bir simidin yarısını, belki herşeyini… sevmeler sevilmeler… söylenen yalanlar… söylenmeyenler… belki bazen susup beklemeler; konuştuğunda kanatma korkusundan. Durup gözlerinde kaybolmalar belki… Sen de sen olmalar benliğini unutum… Yanağını okşarken gözlerini kapatıp omuzuma yaslanman kadar masum duruşlar… nerdeler…

et ise eğer güvenmek kemikti… yelkense direkleriydi onun… kadınsa erkeği.. yaraysa biberiydi güven sevginin… Güvenmeden olmazdı, güvenemeden sığınamazdı bi kuyruklu yıldız göğün biyerine… sığamazdı o küçüçük cüssesizyle koca evrene… biyer bulamaz dolanır dururdu, sonu sönmek olurdu…

şimdi bişeyler canımı yakıyor… Anlatamıyorum… Kalbime kelimeler batıyor sanki… yazmayacağım bu yüzden… kelimeler deldiklerinde kalbimi yani işleri bittiklerinde kağıda dökerim belki..

Sanırım adını koymayınca herşey güzel,ad konunca bişeyler sürüklenmeye mahkum oluyor… şarkının birinde dediği gibi

“Ad koyunca büyüsü bozulur diye
İsimsiz izinsiz içinden sev beni”

Büyüsünün bozulmasından korkuyorum artık adını koyduğum herşeyin.. bu yüzden bu yazıda adsız kalacak.

Salih İNCİ

Kısa URL: http://w.lkan.ca/I5vehy

Güncelleme - 30 Haziran, 2006 23:19


Adsız Yazı” üzerine 4 düşünce

  1. ad koyunca büyüsü bozulur diye isimsiz izinsiz içinden sev beni? çok hoşoma gitti serapım ya ellerine sağlık yorum yapıyoruz ... devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Önemli! Devam edebilmek için basit matematik sorusunu cevaplamalısınız.