Hep ters gidiyordu ve ne kadar dilersen dile gerçek olmanın yakınından bile geçmiyordu hayaller. Çok basitti dedikleri sana; her şey inandırıldığın doğrulardan ibaretti sözde ama biliyordun sağlamasını yaparken hayat bu kadar basit değildi yaşamak. Bir yerde sorun vardı. Yolun budur diye önüne serilenleri kat ettikçe anladın bir yere varılamıyordu bu yönden. Daha fazla karmaşa daha… Okumaya devam
Hikaye
Hayali Atlı – Sedef İzleri
Gözlerinden iki damla yaş aktı, sedefli renkleri karlara değip yok oldu. Hayal de olsan son kez seviş benimle, dedim. Soğuk elleri dudaklarıma değdi, gözlerimin hemen altına doğru okşadı parmak uçları. Sevişemeyiz, dedi. Sana dokunmam bile mümkün değildi, sen bu kadar istemiş olmasaydın beni. Ah, keşke haberim olsa. Ağlamasam yatağımda seni düşünerek, şu an bana söylediklerini… Okumaya devam
Hayalî Atlı – Kırık Ruh
Hayal mi görmüştüm yoksa gerçekten mi kapımdaydı o gece bilemiyorum. Gören sadece bendim, ama çok gerçekti. Bütün gece onu düşündüm ve merak ettim; Acaba birini düşündüğünüz de o kişi bunu farkındalıktan uzak bir şekilde hissedip sizi düşünmeye başlar mı? Belki de hayaldi ama belki de o anda o da beni düşünüp belki de görmüştü görmüştü… Okumaya devam
Hayalî Atlı
Gecenin karanlığında yaklaşan bu nal sesleri olmamalıydı. Yirmi birinci yüzyılda az sayıda at arabası vardı ama hiç biri benim semtimden geçmezdi. Yılların alışkanlığıydı artık bu. Adalara gittiğinde arabaları yadırgardın, sokaklar çocuk ve at sesi dolar taşardı. Oysa sokağımdan hiç geçmezlerdi. Başımı kaldırdığım roman, bu ahenkli ses dışında başka hiçbir şeyin bizi ayırmasına izin vermeyecek kadar… Okumaya devam